Son dakika: Başkan Recep Tayyip Erdoğan’dan Mevlid Kandili...

Son dakika: Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan Mevlid Kandili paylaşımı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimizin ve İslam aleminin Leyle-i Mevlid’ini tebrik ediyor, alemlere rahmet Peygamber Efendimizin veladetinin vuku bulduğu bu kutlu gecenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mevlid Kandili dolayısıyla paylaşımda bulundu.

17 Ekim 2021 - 19:51

Son dakika: Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan Mevlid Kandili paylaşımı

Giriş Tarihi: 17.10.2021 Güncelleme Tarihi: 17.10.2021 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mevlid Kandili dolayısıyla paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Milletimizin ve İslam aleminin Leyle-i Mevlid’ini tebrik ediyor, alemlere rahmet Peygamber Efendimizin veladetinin vuku bulduğu bu kutlu gecenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.”

Son dakika: Başkan Recep Tayyip Erdoğan’dan Mevlid Kandili paylaşımıBaşkan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı paylaşımda "Milletimizin ve İslam âleminin Leyle-i Mevlid’ini tebrik ediyor, alemlere rahmet Peygamber Efendimizin veladetinin vuku bulduğu bu kutlu gecenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Mevlid Kandili'ni kutladı.

İŞTE O PAYLAŞIM

Başkan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı paylaşımda "Milletimizin ve İslam âleminin Leyle-i Mevlid'ini tebrik ediyor, alemlere rahmet Peygamber Efendimizin veladetinin vuku bulduğu bu kutlu gecenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan'dan 'Mevlid Kandili' paylaşımı

Başkan Erdoğan’dan ’Mevlid Kandili’ paylaşımı

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya üzerinden tüm müslümanların mevlid kandilini kutladı.

İşte Başkan Erdoğan'ın paylaşımı..
Milletimizin ve İslam aleminin Leyle-i Mevlidini tebrik ediyor, bu mübarek gecenin tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz ediyorum. Rahmetin, merhametin, yoksulların, mazlumların Peygamberi, Resulü Kibriya Efendimizi kemali edeple yâd ediyorum.

 

Yurttan Mevlit Kandili manzaraları! Eller semaya kalkıyor

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ'TAN MEVLİD KANDİLİ MESAJI

"Onun Kur'an-ı Kerim'in eşsiz ilkeleriyle şekillenen hayatı, ahlaki değerlerle kendini yeniden inşa etmek ve istikamet üzere yaşamak isteyenler için en sağlam kılavuzdur. Bu kılavuzdan uzak kalan insanlık, bugün tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşamaktadır. Ahlaki ve hukuki değerlerin alabildiğine ötelendiği bir çağda huzur ve güven kaybolmuştur.

Küresel sorunların cenderesindeki insanlık, sesini nesiller ötesine ulaştıracak çağlar üstü bir soluğun sahibi olarak Hz. Peygamber'in getirdiği değerlere muhtaçtır. Böyle bir zamanda nereye doğru yol aldığımızı bilmek, bu yolda önümüze çıkan engelleri tanımak ve zorlukların üstesinden gelecek güç ve cesareti kazanmak, ancak Kur'an-ı Kerim'in eşsiz rehberliği ve Hz. Peygamber'in emsalsiz örnekliği ile mümkün olacaktır. Hiç şüphesiz Kur'an-ı Kerim'in evrensel mesajları, Peygamberimizin insanlığa sunduğu erdemler ve onun hikmet yüklü ahlaki örnekliği, bütün insanlık için yegane kurtuluş yoldur. Bu duygu ve düşüncelerle başta dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm ve yoklukla mücadele eden kardeşlerimiz olmak üzere milletimizin ve İslam aleminin Mevlid gecesini tebrik ediyor, veladet-i Nebi'nin insanlığın muhtaç olduğu barış, huzur ve kardeşlik iklimine vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum."

MEVLİD KANDİLİ'NDE NE OLDU?

Hazreti Muhammed'in dünyaya teşrifi dolayısıyla hicri takvime göre rebiülevvel ayının 12'nci günü idrak edilen Mevlid Kandili, İslam toplumlarında peygamber sevgisinin kültürel hayata yansıması olarak asırlardır kutlanıyor.

Sözlükte "doğum yeri ve zamanı" anlamına gelen mevlid, İslam kültüründe özellikle Hazreti Muhammed'in doğumunu, bu kapsamda yapılan törenleri ve yazılan eserleri ifade etmek için kullanılıyor.

KURTULUŞ VESİLESİ

Osmanlı, Memlük, Eyyubi ve Fatimi devletleri döneminde Hazreti Muhammed'in doğum gününün resmi törenlerle kutlanılmasının yanı sıra Türk ve Arap edebiyatında peygamber sevgisinin işlendiği eserler kaleme alındı.

Özellikle İslam toplumlarının büyük bir kısmında yoğun ilgi gören Süleyman Çelebi'nin "Vesiletü'n Necat (Kurtuluş Vesilesi)" adlı mesnevisi, besteli veya kendine has bir şekilde irticalen mevlid merasimlerinde okundu.

Mevlid Kandili bugün idrak edilecek

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mevlid Kandili paylaşımıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimizin ve İslam aleminin Leyle-i Mevlid’ini tebrik ediyor, alemlere rahmet Peygamber Efendimizin veladetinin vuku bulduğu bu kutlu gecenin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.


HDP'nin PKK için kaçırdığı kızların fotoğrafları ortaya çıktı! İşte HDP'nin kızlar üzerindeki asıl hedefi
Giriş Tarihi: 09.03.2021 13:44 Güncelleme Tarihi: 09.03.2021 13:50
Acılı annelerin Diyarbakır'daki HDP binası önünde başlattığı evlat nöbetinin ardından birçok çocuk 'dan kaçarak ailesine döndü. Yapılan araştırmalar sonrasında, HDP'nin kız çocuklarını kaçırmasının arkasındaki kirli plan ortaya çıktı. PKK kampındaki çeşitli şiddet, taciz ve istismara maruz kalan kız çocuklarının yaşadıkları anlatıldı. HDP'nin kızları iş ve maaş vaadiyle kandırarak PKK'ya gönderdiği belirtilirken, kamp fotoğrafları gözler önüne serildi. Çok sayıda kızın, kaçırıldıkları yeri HDP’nin yasal gençlik kampı gibi görmeleri sağlanmış.

HDP'nin PKK için kaçırdığı kızların fotoğrafları ortaya çıktı! İşte HDP'nin kızlar üzerindeki asıl hedefi

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Habibe Öçal, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, " Terörü ve Kadın" adlı kitabının detaylarını paylaştı.
HDP'nin kaçırdığı kızların fotoğrafları ortaya çıktı

Türkiye'nin yıllardır terör belasıyla mücadele ettiğini söyleyen Öçal, terör örgütünün, çocuk yaşta kızları kandırarak kaçırmak suretiyle hem annelerin hem de örgüte katılan kadınların hayatını zindana çevirdiğini söyledi.

Örgütten ayrılan kadınların orada yaşadıkları hayatı "kabus" olarak nitelendirdiğine işaret eden Öçal, konuyla ilgili önemli bir çalışma eksikliği olduğunu gördüklerini, yazdığı kitapla bu sorunlu alana ışık tutmaya çalıştıklarını belirtti.

Kitabın, terör örgütü ve siyasi uzantılarının gerçek yüzünü ortaya koyma niyetinin bir ürünü olarak ortaya çıktığını anlatan Öçal, terör örgütünün kadın ve aile konusundaki toplumu ifsat eden görüşleriyle ilgili gerçekleri araştırıp gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını vurguladı.

Terör örgütünün, kadın konusundaki iki yüzlü tutumunu ortaya koyduklarını, Diyarbakır Anneleri ve örgütten ayrılanlarla görüşmeler yaptıklarını ifade eden Öçal, terör örgütüne özellikle kadınların katılımının, son 5 yılda büyük bir düşüş eğilimi gösterdiğini bildirdi.

Bölgedeki kadın vatandaşların, devletin aldığı tedbirlerle daha özgür davranışlar sergilemeye ve terör örgütüne tavırlarını açıkça ortaya koymaya başladığını belirten Öçal, örgütün sözde üst düzey yöneticilerinin, bunu gördükleri için başka ülkelerden eleman devşirme yoluna gittiğini aktardı.

Diyarbakır Anneleri'nin, terör örgütü mensuplarını demoralize ettiğini ve onlara ayrılma cesareti kazandırdığını vurgulayan Öçal, "PKK'dan ayrılan ve kendileriyle özel görüştüğümüz itirafçı kadınlar, annelerin eyleminin kendilerini örgütten ayrılmaya sevk ettiğini söylemişlerdir." dedi.

Öçal, bölgedeki vatandaşlara sahip çıkılması ve teröre karşı güvenliklerinin en iyi şekilde sağlanması gerektiğini kaydetti.


BATI "KADIN HAKLARI SAVAŞÇISI"SÜSÜNÜ KULLANIYOR

Terör örgütü PKK kendisini karı ve kocanın, annenin ve babanın olmadığı bir dünyaya hazırlamaktadır. Kürt toplumunun geleneksel değerlerini tahkir etmesinin ve sürekli olarak özgürlük vurgusu yaparak kız çocuklarını cinsiyetin olmadığı bir kimliğe çağırmasının sebebi budur.

Yurt dışında yapılan birçok çalışmada ve medyaya yansıyan haberlerde, PKK'lı kadın teröristler; Marksizm, sosyalizm ve şimdilerde feminizm vb. ideolojilerin belirlediği kavram çerçevesi içerisinde gündeme getirilmekte ve "kadın hakları savaşçısı" imgesiyle ustaca süslenmektedir.

Öyle görünüyor ki bu çalışmaların önemli bir kısmı PKK için çizilen stratejinin birer parçası. Bu çalışmalar, terör örgütünün kadın öğretmenleri öldürdüğüne, öğretmenleri öldürerek erkek ve kız çocukların eğitime ulaşmasını engellediğine, çocuk yaştaki kızları dağa kaçırdığına, terör kamplarındaki tacizlere ve istismarlara yer vermemekte ve çocukları kaçırılan annelerin feryadını da görmezden gelmektedir. Terör kampları, dağcılık sporu ya da izcilik kampı olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.

CİNSİYETSİZLEŞTİRME YA DA "KUTSAL MİLİTANLIK"

PKK bir yandan geleneksel değerlere savaş açarken diğer yandan kendi eylemlerini meşrulaştırmak için geleneksel değerleri kullanmaktadır. Terör örgütü her türlü kutsala, aile değerlerine, namus kavramına karşı savaş açmış ve feminist ideolojiyi kendisine dayanak yapmış olmasına rağmen ailelerin endişelerini gidermek maksadıyla sahte bir kutsal üreterek dağa çıkan kadınların bacıkardeş oldukları ve toplumun namusunu korumak için orada bulunduklarını ileri sürmektedir.

Bu durumda, güya kendi ait oldukları gelenekteki söylemleri kullanarak ailelerin bu durumu kabullenmelerini istemektedir. Bunun inandırıcı olmaması bir yana terör örgütünün geliştirmiş olduğu bu savunma mekanizması, ailelerin dağa çıkan ve orada erkek teröristlerle bir arada bulunan kızlarının durumundan endişe duyduklarını göstermektedir.

KURTULUŞ VE ÖZGÜRLEŞMENİN BEDELİ: TACİZ VE İSTİSMAR

Ailevi değerlere önem veren ve kızları PKK'nın kamplarında bulunan aileler tarafından kendi çevrelerine karşı savunmalarına imkân vermek ve kızlarının orada bulunmalarını meşrulaştırmak için PKK ileri gelenlerinin ifade ettikleri gibi PKK kamplarında kadın-erkek ilişkilerine ve duygusal ilişkilere sınırlama getirildiği hatta duygusal ilişkiye girenlerin en ağır şekilde cezalandırıldığı şeklinde açıklamalar yapılmaktadır. Buna dair haberlerin de yayılmasını sağladıkları anlaşılmaktadır. A. Öcalan, örgütün kuruluşunun ilk yıllarında bu tür ilişkileri düşüklük olarak görüp lanetliyordu. Ancak terör örgütlerinde erkek militanların her kademede hâkim olduğunu düşündüğümüzde bunun hiçbir zaman uygulanamayacağını söylemek zor değildir. Nitekim terör örgütünde A. Öcalan da dâhil, önder konumunda olan erkeklerin cinsel tacizine ve istismara maruz kalan kadınların azımsanmayacak sayıda hikâyesi aktarılmaktadır.

Örgütten ayrılanların itiraflarında dile getirdikleri hususlardan biri de PKK kamplarında hatta bizzat Abdullah Öcalan'ın Şam'da bulunan "yoğunlaşma evi" dedikleri evinde yaşanan istismar ya da taciz iddialarıdır.

"ÖCALAN'IN İSTİSMARI ÖZGÜRLÜĞÜN ANAHTARI"

Çeşitli kaynaklarda örgütün başı Abdullah Öcalan'ın küçük yaştaki kız çocuklarına istismarı meşru gördüğü ve bunu "onların feodal yapının yani Kürt aile yapısının dayatmış olduğu namus kalıbından kurtarılarak özgürleştirilmesi" olarak açıkladığı görülmektedir. Türkiye'de birçok kimsenin Kürt sorununu tartışırken çocuk yaştaki kadınların istismara uğramasını gündeme getirmedikleri görülmektedir.

Bu noktada A. Öcalan'ı yakından tanıma fırsatı bulan Dilaram'ın anlattıkları önemlidir. Öcalan'ın kötü niyetli hareketini ve kendisinin buna nasıl tepki verdiğini ayrıntılarıyla anlatan Dilaram daha sonra bunu içselleştirmiş olan kadınların, "Başkan bizi özgürleştiriyor. Sen özgürleşmek istemiyor muşusun? Başkana erkek gözüyle bakıyorsun. O başkan, zincirlerini kıran bir peygamber." gibi ifadelerle örgüt başının her tavrını ideolojik bir çerçeve içinde nasıl gerekçelendirdiklerini aktarmaktadır.

UYGULANAN ŞİDDET RAPORLA SABİT

İnsan Hakları İzleme Örgütününraporlarına yansıyan olaylardan biri de Sincar bölgesinde, sözde komutanı ile tartışan 13 yaşındaki bir kız çocuğunun ciddi şekilde dövülmesi ve bacağının kırılmasıdır. Çocuk bu hâliyle kamptan kaçmaya çalışırken örgüt militanları çocuğu yakalayarak tekrar zorla kampa getirmişlerdir.

"9 YAŞINDA KAMPA GETİRDİLER"

Çocuk yaştaki genç kızlar, PKK'ya katılmayı normal bir siyasi faaliyet şeklinde algılıyorlar, buraları HDP'nin yasal gençlik kampı gibi görüyorlar ya da onlara böyle gösteriliyor. Y.Y.'nin henüz çocuk yaşta PKK'ya katılma serüveni bu algının nasıl oluştuğunun bir göstergesi olarak okunabilir. Çocuklar kendilerine anlatılanların doğru olmadığını anladıklarında artık iş işten geçmiş oluyor ve kendilerini terör örgütünün kamplarında buluyorlar.

Y.Y. ortaokulu bitirdikten sonra HDP aracılığıyla PKK'ya katıldığını söylüyor;

"Okuyordum 8. sınıfa gidiyordum yani biraz hem dersler kötüydü. 3 kardeştik sonra 4. oldu. (…) HDP'nin önüne gittim Nevruz' da falan aynı kıyafetleri giyiyorlardı. Ben de dedim herhalde HDP de bu işin içinde. Sene 2015'ti. Önce HDP'ye ye gittim dedim ki ben dağa gitmek istiyorum. İlkin, çok küçüksün olmaz dediler. Ben ısrar edince tamam, dediler seni götüreceğiz."

G., PKK kamplarında gördüğü kimselerin çoğunun 14-16 yaşında olduğunu ve 20 yaşında örgüte katılanların nadir bulunduğunu söylüyor. Çünkü küçük yaştakileri kandırmak daha kolaydı. G.'nin bu konuda şaşırtan başka bir ifadesi ise örgüte 9 yaşında katılan bir çocuğu gördüğünü söylemesiydi;

"Ben kendim de 9 yaşında örgüte katılana şahit oldum. Genelde katılanların çoğunun yaşları 14, 15 ve 16. Ben çok nadir 20 yaşında katılan gördüm. Çünkü küçük yaştalar ve bilinçsizler ve onları kandırmak daha kolay. Ama sen 20 yaşında yetişkin bir kızı kandıramazsın ki."

DİYARBAKIR ANNELERİNE SKANDAL TEHDİT

Öte yandan Haber7'de yer alan habere göre, HDP'nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Terörden Arananlar Listesi'nde kırmızı kategoride yer alan "Şiyar" kod adlı kardeşi Nurettin Demirtaş, ailelere skandal bir çağrıda bulundu.

HEM İTİRAF ETTİ, HEM DE AİLELERİ DAĞA ÇAĞIRDI

Hem çocukların ellerinde olduğunu itiraf eden, hem de aileleri AK Parti propagandası yapmakla suçlayan eli kanlı katil, "Bu aileler AKP'yi ikna edebiliyorsa AKP bombardıman yapmasın, PKK alanlarına gelsinler, çocuklarıyla görüşsünler" dedi.

PKK'nın Avrupa'da yayın yapan bir paçavrasına makale yazan Demirtaş, gözü yaşlı ailelere çocukları hakkında bilgi vermeyeceklerini belirterek, "O çadırlarda geçirdiğiniz her gün sizi çocuklarınızdan daha fazla uzaklaştırmaktan başka işe yaramıyor" diyerek aileleri tehdit etti.

.Bu görüntüler büyük tepki topladı! “Dostlarınız” bu çocukları dağa kaçırıyor!

 lideri 'nun “Dostlarımızla kazanacağız” dediği gizli ortağı  ve onun silahlı kanadı 'de 12-13 yaşındaki çocukları dağa götürüp eline silah verdi. Ortaokul çağındaki kız çocuklarının görüntüleri PKK'nın nasıl çaresiz kaldığını, insanlık ve savaş suçu işlediğini bir defa daha gözler önüne serdi.

Giriş Tarihi: 7.8.2020  10:49

Bu görüntüler büyük tepki topladı!  “Dostlarınız” bu çocukları dağa kaçırıyor!

Mehmetçiğin düzenlediği başarılı operasyonlarla yurt içinde neredeyse bitme noktasına gelen PKK, gözünü Suriye'deki Kürt ailelerin çocuklarına dikti. Terör örgütü, 12-13 yaşlarındaki 14 kız çocuğunu kaçırdı ve dağda fotoğraflarını çekip kendi medyası üzerinden servis etti. Ortaokul çağındaki kız çocuklarının görüntüleri PKK'nın nasıl çaresiz kaldığını, insanlık ve savaş suçu işlediğini bir defa daha gözler önüne serdi. Fotoğraflar büyük tepki çekti. Ancak dağa militan taşıyan HDP ile ortaklığını gizlemediği CHP'den yine ses çıkmadı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı CHP'nin dostları kim? 

ZAAFINDAN YARARLANIYORLAR
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; HDP'nin ve PKK'nın çocukların hayatını nasıl kararttığı, teslim olan teröristlerin ifadelerine yansıyor. Örgüt, çocukların ailelerine çok miktarda her ay düzenli olarak para gönderileceğini ve Avrupa'da iş imkânı oluşturacağı vaadinde bulunuyor. Ergenlik çağında, kimlik arayışındaki çocuklar ikna ediliyor. Ailevi ya da psikolojik sorunları olan gençler daha kolay kandırılıyor. Ancak çocukları işkence, tecavüz ve infaza varan zulümlerle karşılaşıyor.

Terör örgütünde büyük çözülme devam ediyor 

HER TÜRLÜ ZULÜM VAR
Kandırılıp dağa kaçırılan ve oradan Suriye'nin Deyrizor şehrine götürülen bir PKK, teslim olduktan sonra başlarına gelenleri şöyle anlattı: Yirmi beş yaşlarındaki terörist, örgüte katılan 12-13 yaşlarındaki erkek çocuğa tecavüz etti. Çocuklara işkence ve kötü muamele yapılıyordu. Bizi aç bırakıyorlardı, üzerimize soğuk su döküyorlardı. Çocukları taburlara götürüp eğitim veriyorlardı. Ailemizle görüşmemize engel olunuyordu. İnsanları öldürüyorlardı. Bizi Suriye'ye götürdüler. Çocukların üzerine bomba atılıyordu. 'Devlet yapıyor' diyorlardı. Genç kızlarla eğleniyorlardı. Beş yıl kaldım, sanki 50 yıl kalmış gibiydim. Sağlam bir tarafım kalmadı. Büyük zulüm vardı orada. Bize 'Devlet kötü' dediler. Geldik, öyle bir şey yoktu.

KORKULU RÜYA
İkna çalışmaları sonucu Mardin'de teslim olan ve örgüte çocuk yaşta katılan başka bir terörist "13-14 yaşındaydım. Çocuktum, yani düşünce kabiliyetim yoktu. Neyin ne olduğunu bilmiyordum. İşte o zaman örgüt propagandasını yaptılar. Bana 'Seni dağa gönderelim, orada örgüt sana yardımcı olur, ne sorunun varsa halleder' dediler. Beni HDP binasına gönderdiler. HDP binasına girdiğimde ve durumu izah ettiğimde bunlar bana 'Tamam, doğru yere gelmişsin, biz sana yardımcı olacağız, elimizden geleni yapacağız. Seni devlete de teslim etmeyeceğiz. Eğer bizden kaçarsan devlet seni yakalarsa ceza verir, işkence yapar' diye korkuttular. Örgüte katıldıktan sonra baktım insanlar ölüyor. Bir çocuğun korkulu rüya görmesi gibi bir şeydi benim için. Hep o rüyanın bitmesini istedim" şeklinde ifade verdi.

BM: YPG ÇOCUKLARI KULLANIYOR
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, YPG/PKK teröristlerinin Suriye'deki çocuklara yönelik uygulamalarından endişe duyulduğunu belirterek teröristlerin çocukları savaşçı olarak kullandığına dair yeni bulguları paylaştı. Çocukların silahaltına alındıklarına ilişkin bilgi paylaşan bir kaynağın, silah çok büyük olduğu için 10 yaşında bir çocuğun kalaşnikofu nasıl sürüklediğini anlattığı belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Başmüfettişliği de, terör örgütü YPG/PKK'nın Suriye'de çocukları zorla alıkoyarak silah altına almaya devam ettiğini bildirdi. Cenevre Sözleşmesi, 15 yaşın altındaki çocukların asker olarak kullanılmasını yasaklıyor.

BİR DEFA ANNELERE GİTMEDİLER
Diyarbakır'da çocuğu dağa kaçırılan Hacire Ananın yaktığı meşale sönmedi. Annelerin HDP Diyarbakır il binası önünde 3 Eylül 2019'da başlattığı evlat nöbetinde 339 gün geride kaldı. Aile sayısı 150'ye yaklaştı. Eylem, dağdaki çocuklara ve ailelerine örgütü karşı büyük cesaret verdi. Yılbaşından bu yana 137 terörist teslim oldu. Nöbet tutan 15 aile evladına kavuştu. HDP ise anneleri tehdit etti. Partisinin geçen hafta yapılan kurultayında "Ben, CHP Genel Başkanı olarak Kürt sorununu, demokratik standartlar içerisinde, Türkiye'nin bağımsızlığı içerisinde çözeceğime söz veriyorum" dedi. Ancak aynı Kılıçdaroğlu, yaklaşık bir yıldır evlat nöbeti tutan Diyarbakır'daki anneleri bir defa bile ziyaret etmedi.

'Piknik' bahanesiyle dağa kaçırıldı! 'nın çirkin yüzünü böyle anlattı
 annelerinin evlatlarına kavuşma ümidiyle  İl Başkanlığı önünde başlattığı oturma eylemi devam ederken 6 yıl önce 15 yaşındayken ailesinden zorla koparılan genç kız, ifadesinde "piknik" adı altında dağa kaçırıldığını, her defasında kaçmak istediğinde ailesinin ve kendisinin tehdit edildiğini anlattı.

Giriş Tarihi: 20.9.2019  13:19

'Piknik' bahanesiyle dağa kaçırıldı! PKK'nın çirkin yüzünü böyle anlattı

Diyarbakır'dan 6 yıl önce Muazzez Sümer Kız Teknik ve Meslek Lisesi'nde 10'uncu sınıfta okurken dağa kaçırılan, 2014 yılında annesinin, kızına kavuşma ümidiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önündeki oturma eylemine katıldığı B.T, 2 ay önce terör örgütü PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki kamplarından kaçmayı başararak güvenlik güçlerine teslim oldu.

Ailesine 6 yıl sonra kavuşan B.T, ifadesinde kandırılma, dağa kaçırılma ve örgütten kaçma sürecine ilişkin bilgi verdi.

BELEDİYENİN ÇOCUKLARA YÖNELİK AÇTIĞI KURSLARA KATILMI

İfadesinde B.T, 10. sınıf öğrencisiyken Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Dicle-Fırat Kültür Merkezi'nin çocuklara yönelik açtığı kurslara katıldığını belirtti.

Kurs süresince Sümer Park'ta bulunan "Gençlik Meclisi" isimli birimde sosyal etkinliklere katıldığını ifade eden B.T, ismini "Ali" olarak tanıtan kişi vasıtasıyla örgütsel çalışmalara dahil edildiğini aktardı.

"PİKNİK" BAHANESİYLE KAÇIRILMIŞ

Ali'nin kendisine, terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması olan YDG-H'ye katılmasını söylediğini, ailesinin de "bu kişilerle görüşmemesi" konusunda uyardığını anlatan B.T, çocuk olduğu için bu kişilerin gerçek yüzünü göremediğini vurguladı.

16 Temmuz 2013'te Ali'nin "piknik düzenleyeceklerini ve bazı arkadaşlarla kendisini tanıştırmak istediğini" söylediğini aktaran B.T, piknik yapmayı sevdiği için bu teklifi kabul ettiğini dile getirdi. B.T, 2 gün sonra ise 3 erkeğin de bulunduğu bir aracın kendisini almaya geldiğini, onlarla Lice ilçesine doğru yola çıktıklarını kaydetti.

KAÇIRILDIKTAN SONRA TERÖRİSTLERE TESLİM EDİLMİŞ

B.T, Ali'nin Yolçatı mevkisinde "İşim çıktı" diyerek araçtan indiğini, daha sonra kırsal bir alanda 2 kadın PKK'lı teröristin kendilerini karşıladığını görünce çok korktuğunu belirtti.

"Benimle beraber olan A.D. teröristlere, 'Size vereceğimiz arkadaş budur' diyerek beni onlara teslim etti. Çok korkmuştum ve o an bir şey diyemedim. Çünkü beklemediğim bir durum yaşanıyordu ve teröristlerin elinde silah vardı." diyen B.T, ifadesinde şunları aktardı:

"O an şoka girmiştim. Beni onlara teslim eden kişi 'Biz daha sonra seni görmeye geleceğiz.' diyerek oradan ayrıldı. Bu kadın teröristlerle 40 dakika yürüyerek, başka 2 kadın teröristin yanına geldik. Bu örgüt üyeleriyle bir gece beraber kaldıktan sonra belirlenen bir noktaya geldik. Burada örgüte yeni katılan 5'i kadın 15 kişi olarak, 15 gün boyunca teorik, askeri ve ideolojik eğitim aldık. Eğitimden sonra bizi 3 silahlı teröristle götürdükleri Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine 25 günde ulaştık."

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK TARAFINDAN EV HAPSİNE ALINMIŞ

2018'de sağlık sorunları yaşadığını ve Suriye'ye gönderildiğini kaydeden B.T, burada uzun süre tedavi gördüğünü, sürekli kaçmayı ve ailesini kavuşmak istediğini, bunun için de planlar yapmaya başladığını söyledi.

"Şubat ayında kaçma girişimim oldu. Irak sınırında örgütün bir birimi tarafından yakalandım. 18 gün boyunca ev hapsine alındım. Bu süreçte bana her gün soruşturma yapıldı." ifadelerini kullanan B.T, kırsal alandaki teröristlerle sadece yerel halktan olan milisler ve örgüte eski katılım sağlayan teröristlerin ailelerinin gelerek görüşme yaptıklarını öne sürdü.

B.T, "Yabancı teröristlerin yer aldığı 'enternasyonal taburlar' dediğimiz birimler YPG içerisinde faaliyet gösterirdi. Yabancı gazeteciler ve terör örgütünü merak eden yabancılar da kamplara ve barınma alanlarına gelirdi." diye konuştu.

"(KAZMAYI UNUTTUM ALMAYA GİDİYORUM) BAHANESİYLE KAÇTIM"

Terör örgütü PKK'dan kaçış sürecine ilişkin ise B.T. şunları aktardı:

"2013'te 15 yaşındayken 'piknik' adı altında dağa kaçırıldım. Her defasında kaçmak istediğimde ailem ve ben tehdit ediliyordum. Temmuz ayında bulunduğum gruba mevzi kazma görevi verildi. Yaklaşık 17 gün mevzi kazdık. Çalışmalar bittiğinde çukura kazmayı attım. 'Kazmayı unuttum, almaya gidiyorum' bahanesiyle geri dönüp kaçış planımı gerçekleştirdim. Yaklaşık 40 dakika boyunca arazide koşarak önüme çıkan bir sivil araca bindim. Bu araçla Zaho'ya geldim. Buradan da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi peşmergelerine teslim edildim. Bu yıl örgüte katılım en az seviyede hatta hiç katılım yok. Ailemi ve devletimi uğraştırdığım için çok pişmanım."

CHP ve İyi Parti terör örgütüne kalkan oldu

İçişleri'nden rapor: , çocukları sözde  yasasıyla 'ye kaçırıyor
’nın ’nın kaçırdığı çocuklarla ilgili hazırladığı raporda, çocukların /YPG tarafından çıkarılan sözde bir yasayla kaçırıldığı belirtildi.

Giriş Tarihi: 18.9.2019  10:38

İçişleri'nden rapor: PKK, çocukları sözde PYD yasasıyla Suriye'ye kaçırıyor

İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanan 'PKK/KCK Terör Örgütünün Çocukları ve Kadınları İstismarı' başlıklı raporda, terör örgütünün çocukları nasıl dağa kaçırdığı detaylarıyla yer aldı. Rapora göre, PKK/KCK terör örgütü taktik ve stratejik sebeplerle çocukları silahlı kadrolarında kullanıyor. Raporda, PKK'nın kız ve erkek çocukları militan kadroya dâhil ettiği ve çıkmaya çalışanları da kaçırdığı ya da suistimal ettiği ifade edildi. PYD/YPG tarafından çıkarılan sözde meşru müdafaa kanunuyla kişilerin zorla silahaltına alındığı kaydedilen raporda, 12 yaşına kadar küçüklerin de aynı uygulamaya tabi tutuldukları kaydedildi.
PKK çocukları böyle kaçırıyor - Türkiye'nin Ekonomi Portalı Sondevir

TESLİM OLANLAR ÇOCUK

Raporda, 2013-2016 arasında teslim olan bin 949 teröristin örgüte katılım yaşları incelendiğinden 15-17 yaş aralığında bir yoğunlaşma olduğu ve 18 yaş ve 18 yaş altı grubun teslim olanların yaklaşık yarısına karşılık geldiğinin tespit edildiği kaydedildi. Gerçekleştirilen mülakatlar sırasında birçok çocuğun ailesinin haberi olmadan PYD'nin sözde gençlik merkezlerinde bulunduktan sonra haber alınamadığı belirtildi.

MEZARLIKTA UYANDIM

Raporun en çarpıcı bölümlerinden birisini terör örgütünün kaçırdığı çocukların itirafları oluşturdu. Ailevi sorunları nedeniyle uyuşturucu kullandığını, örgüte eleman temin eden bir kadının evine arkadaşının vasıtasıyla götürüldüğünü söyleyen 16 yaşındaki S.T "Kendime geldiğimde Diyarbakır'daki örgüt mezarlığına getirilmiştim. Sonra zorla örgüte alındım" dedi.

PKK 5 bin çocuk kaçırdı

PKK Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalarda kullanmak için son 7 ayda 5 bin çocuğu kaçırdı. Çoğunluğu 15-18 yaş aralığında olan çocuklar 3 haftalık eğitimden sonra ön saflarda savaşmak üzere Suriye ve Irak'a gönderiliyor

PKK 5 bin çocuk kaçırdı

10.07.2015, 00:00
Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalar nedeniyle eleman sıkıntısı çeken PKK çareyi çocukları silah altına almakta buldu. Edinilen bilgilere göre, PKK bölgedeki çatışmalarda kullanmak amacıyla son 7 ayda 5 bin çocuğu kaçırdı. Çoğunluğu 15-18 yaş aralığında olan çocuklar 3 haftalık hızlandırılmış eğitimle, ön saflarda savaşmak üzere Suriye ve Irak'a gönderiliyor.
Güvenlik birimleri son iki yılda PKK terör örgütü saflarında Suriye ve Irak'ta yaşanan çatışmalarda ölenlerin çoğunun çocuk denilecek 15 - 18 yaş aralığında olmasına dikkat çekmiş ve bu çocukların en ön saflarda çatıştığını belirtmişti. PKK'nın Suriye'nin kuzeyinde girdiği çatışmalar ve kayıplarının bedelini yine çocukların ödediği ortaya çıktı. Çatışmalar sırasında DAEŞ'le savaşta militan kaybı yaşaması sebebiyle PKK bu açığını Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşayan 15-18 yaş arası çocukları kaçırarak kapatmaya çalışıyor.

Özerk bölge kandırmacası
Kaynaklar çoğunluğu 15-18 yaş aralığında olan çocukların 'Kürt Koridoru kurulacak', 'Özerk bölge olacak' diyerek kandırdıkları ya da başka yollarla kaçırdıkları çocukların sayısının son 7 ayda 5 bine ulaştığını belirtti. PKK'nın özellikle Suriye'nin kuzeyindeki çatışmalarda yaşanan kayıplar nedeniyle, çocuk kaçırma ve eğitim verme faaliyetlerini hızlandırdığı kaydedildi.

Hızlandırılmış eğitim veriliyor
PKK'nın, Suriye'nin kuzeyine gönderdiği 15-18 yaş aralığındaki çocuklara 3 haftalık hızlandırılmış çatışma eğitimi verdiği, bu çocukların 3 haftalık eğitimle ateşin ortasına atıldığı öğrenildi. Çocukların Suriye'deki Rojava ve Kuzey Irak'taki Şengal bölgelerine gönderildiğini belirten kaynaklar, örgütün çatışma bölgelerine özellikle küçük yaştaki mensupları gönderdiğini ve çocuk cenazeleri üzerinden etnik propaganda yaptığını belirtti. Güvenlik kaynaklarına yansıyan istatistiklere göre, Irak ve Suriye'de PKK'nın ön saflarında çatışan militanların büyük bir bölümünün işte bu hızlandırılmış eğitimi alan 15 ila 18 yaş aralığındaki çocuklar olduğu belirlendi.

PKK çocuk avında

Operasyonlarda ağır zayiat veren ve eleman sıkıntısı çeken PKK, okul çağındaki çocukları dağa kaçırıyor. Diğer taraftan ise kandırılan gençleri ölüme gönderen terör elebaşları, geri planda kadın teröristlere tecavüz ediyor.



10 Aralık 2018 Pazartesi 07:00 

Terör örgütü PKK’nın iğrenç yüzünü gören teröristler ya güvenlik güçlerine teslim oluyor ya da örgütten kaçıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başarılı operasyonları ile de ağır zayiat veren PKK, hedefine okul çağındaki çocukları aldı. Eleman temininde sıkıntı yaşayan bölücü terör örgütü, parklarda oynayan okul çağındaki çocukları tuzağına düşürmeye çalışıyor. 

İTİRAF ORTAYA ÇIKARDI 

Güvenlik güçlerine teslim olan Amara kod isimli K.Ç. adlı terörist, arkadaşlarıyla beraber civardaki parka gittiklerini, parkta Arvin kod adlı terörist ile tanıştığını anlattı. Söz konusu terörist tarafından kandırılan K.Ç., Arvin isimli teröristtin telkininin ardından okul arkadaşları B.B., H. E., M.C. ve B.A. ile birlikte dağa götürüldüklerini dile getirdi. 

SAHTE SURİYE PASAPORTU 

Arvin kod adlı teröristle sınır kapısına gittiklerini anlatan K.Ç. buradaki üç yeni katılımla beraber kendilerine verilen sahte Suriye kimlikleriyle sınırı geçtiklerini belirtti. Yaşadığı şartların hiç anlatıldığı gibi olmadığını, örgüt elebaşlarının zevk içinde yaşarken çocukların ön saflarda çatışmalara zorlandığını ve uyuşturucuya alıştırılmaya çalışıldığını söyleyen K.Ç., örgütün görünen yüzünün anlatılanın tam aksi olduğunu ve kimsenin buna aldanmaması gerektiğini anlattı. Terör örgütü, kadınların maruz bırakıldıkları cinsel istismarın faturasını infaz, tecrit ya da kurulan sözde mahkemelerde aldığı yaptırımlar ile yine kadın teröristlere çıkartıyor. Örgütten kaçarak güvenlik güçlerine yaşadıklarını anlatan Dirijivan isimli kadın terörist, kendisi gibi birçok kadının yaşadığı taciz ve tecavüz olaylarından dolayı psikolojilerinin bozulduğunu belirtti. 

İNFAZ EDİP KAYALIKTAN ATTILAR

Savaş kod adlı takım komutanının Baver kod adlı kadın teröriste tecavüz etmesi sonucu kadın teröristin bunalıma girerek grubun üzerine doğru ateş açtığını ifade eden Dirijivan, yaşanan olayda 2 örgüt mensubunun yaralanmasının ardından Baver kod adlı kadın teröristin infaz edilerek cesedinin kayalıkların arasına bırakıldığını dile getirdi. 

Terör örgütü PKK’nın sözde üst düzey yöneticileri, küçük yaşta örgüte zorla katılan kız çocuklarıyla terörist kadınlara tecavüz ediyor. İtiraz edenler ise infaz ediliyor.

Vanlı anneden HDP ve PKK'ya isyan: Çocuğumun yemeğine ilaç katıp kaçırdılar
27 Şubat 2021 - 01:09

Vanlı annenin isyanı: “Çocuğumun yemeğine ilaç katıp dağa kaldırdılar” “Çocuklarımız gelse bile mücadelemize devam edeceğiz”

Giriş Tarihi: 27.02.2021  10:59 Güncelleme Tarihi: 27.02.2021 11:04

Evlatları değişik tarihlerde PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırılan 7 aile, kentin en işlek noktası olan Cumhuriyet Caddesi’nde bir araya geldi. Ellerindeki ‘Artık yeter! Yakamızdan düşün’, ‘Anneler nöbette’, ‘Çocuklarımız kimsenin piyonu olmayacak’ ve ‘Evlat nöbetindeyiz Van anneleri’ yazılı dövizler bulunduran anneler, buradan HDP İl Başkanlığı binasına kadar yürüdü. Evlatlarının da fotoğraflarını taşıyan aileler için polis ekipleri de geniş güvenlik önlemi aldı.

Vanlı annenin isyanı: “Çocuğumun yemeğine ilaç katıp dağa kaldırdılar”
“Çocuklarımız gelse bile mücadelemize devam edeceğiz”

Kılıçdaroğlu’na akıl veren “dostlar” Muharrem İnce'den Kılıçdaroğlu'na cevap: Bölücü olan kim? Kılıçdaroğlu’na sert tepki! Teröristler yoldaşı oldu Bay Kemal bir FETÖ projesidir! Mehmet Sevigen: CHP kurultay değil çadır tiyatrosu

Bu haber 990369 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Cemal Kaşıkçı cinayetinde son dakika! Fransa'da yakalandı
Cemal Kaşıkçı cinayetinde son dakika! Fransa'da yakalandı
Endonezya'da ikinci patlama! Arama kurtarma çalışmalarına ara verildi
Endonezya'da ikinci patlama! Arama kurtarma çalışmalarına ara...