Yahya Kemal Beyatlı’nın vefatının 60’ıncı yılı
Reklam

Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının 60'ıncı yılı

Hayatı boyunca sadece dergi ve gazetelerde yazı hayatını sürdüren ve kitapları vefatından sonra yayınlanan şair-yazar, mütefekkir Yahya Kemal Beyatlı, vefatının 60'ıncı yılında anılıyor. Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, / Ta ki, yükselsin ezanlarla müeyyed namın / Galib et, çünkü bu son ordusudur İslamın

01 Kasım 2018 - 01:31

Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının 60'ıncı yılı

Giriş Tarihi: 31.10.2018  12:20 Güncelleme Tarihi: 31.10.2018  12:24 

 Hayatı boyunca sadece dergi ve gazetelerde yazı hayatını sürdüren ve kitapları vefatından sonra yayınlanan şair-yazar, mütefekkir Yahya Kemal Beyatlı, vefatının 60'ıncı yılında anılıyor.

yahya.jpg
 

"Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, / Ta ki, yükselsin ezanlarla müeyyed namın / Galib et, çünkü bu son ordusudur İslamın" gibi unutulmaz mısralara imzasını atan Yahya Kemal Beyatlı, Makedonya'nın Başkenti Üsküp'te, 2 Aralık 1884'te hayata gözlerini açtı.
Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının 60'ıncı yılı ile ilgili görsel sonucu
Gerçek adı Ahmed Agâh olan Yahya Kemal, Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey ve şair Leskofçalı Galib'in yeğeni olan Nakiye Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi.

Yahya Kemal Beyatlı, çocukluk yıllarını, Üsküp'te kaleme aldığı şiirlerine de yansıttığı Rakofça çiftliğinde geçirdi. İlköğrenimini özel Mekteb-i Edep'te tamamlayan Beyatlı, 1892'de Üsküp İdadisi'ne girdi. Aynı zamanda İshak Bey Camii Medresesi'nde Arapça ve Farsça dersleri alan Beyatlı, 1897'de ailesiyle birlikte Selanik'e taşındı. 

GÖÇEBE BİR HAYAT YAŞADI

1903'te Paris'e giden Beyatlı, çeşitli eğitimler alarak, Fransızca bilgisini geliştirdi. 1904'te siyasal bilgiler yüksek okuluna girdikten sonra "Jön Türkler" olarak da tabir edilen Genç Osmanlılarla ilişki kuran Beyatlı, Ahmet Rıza, Abdullah Cevdet, Samipaşazade Sezai, Prens Sahabettin gibi dönemin ünlü kişileriyle tanıştı. Şefik Hüsnü ve Abdülhak Şinasi Hisar'la arkadaşlık kuran Beyatlı, 1912'de İstanbul'a döndü.

Usta yazar, 1913'te Darüşşafaka'da edebiyat ve tarih öğretmenliği yaptı ve Medresetü'l Vaizin'de uygarlık tarihi dersi verdi. Mütarekeden sonra "Âti", "İleri", "Tevhid-i Efkâr", "Hakimiyet-i Milliye" isimli dergilerde yazı yazdı.

Arkadaşlarıyla "Dergâh" dergisini kuran Yahya Kemal, edebiyatçılığının yanı sıra, siyasi hayatıyla da aktif bir rol üstlenerek yazılarıyla Milli Mücadele'yi destekledi. 

Bu esnada sanatla olan yakın ilişkisini her zaman sürdürerek Halkevleri Sanat Danışmanlığıyapan Yahya Kemal, 1949'da Pakistan Büyükelçisi iken emekli oldu ve hayatının son yıllarını İstanbul Beyoğlu'nda Pera Palas'ta geçiren usta yazar ve şair, rahatsızlanarak barsak kanaması tedavisi için 1957'de Paris'e gitti.

Doğumundan vefatına kadar sürekli göçebe bir hayat yaşayan ve aile kurmayan Beyatlı, bir arkadaşıyla hasbihali sırasında, "Ben evlenmedim, yalnızlığın acısını hâlâ çekiyorum" şeklindeki ifadesinde aktardığı gibi "göçebe ve yalnız" geçen bir hayatın verdiği hasret serencamını yazdığı şiir, nesir ve mektuplarına nakşetti.

Usta şair, tedavi için gittiği Paris'ten bir yıl sonra İstanbul'a dönerek, tedavisinin yapıldığı Cerrahpaşa Hastanesi'nde, 1 Kasım 1958'de hayata veda etti.
Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatının 60'ıncı yılı ile ilgili görsel sonucu
BEYATLI'NIN EDEBİYAT VE ŞİİRLE OLAN YOLCULUĞU

Selanik yıllarında "Esrar" takma adıyla şiir yazmaya başlayan genç Yahya Kemal, İstanbul'da Tevfik Fikret ve Cenap Şahabeddin'in şiirleriyle tanıştı. "İrtika" ve "Mâlumât" dergilerinde "Agâh Kemal" takma adıyla Servet-i Fünun'u destekleyen şiirler yazdı. 

Başta şiir olmak üzere 20. yüzyıl fikir, kültür ve sanat hayatının önemli simalarından olan Beyatlı, şiirleriyle olduğu kadar şiirle ilgili görüşleriyle de büyük yankı uyandırarak, Türk toplumunun Tanzimat'tan bu yana yaşadığı kimlik problemine şiirleriyle cevap üretmeye çalıştı. Sanatçının kendi milletinin dilini bulması gerektiği noktasındaki düşünce ve fikirlerini okuyucusuna aktaran Yahya Kemal, "Bu dil, ağzımda annemin ak sütüdür" mısrası, Türkçeye olan sevgisini ifade ettiği en meşhur mısraları arasında gösterildi.

Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, / Ta ki, yükselsin ezanlarla müeyyed namın / Galib et, çünkü bu son ordusudur İslamın

Edebiyat ortamlarında sıkça konuşulmaya devam eden Beyatlı, 1918'de "Yeni Mecmua"da yayınlanan çalışmalarıyla ilgi odağı olmayı başardı. Daha sonra "Edebi Mecmua", "Şair", "Büyük Mecmua", "Şair Nedim", "Yarın", "İnci" ve "Dergah" gibi dergilerdeki şiirleriyle kendini yol gösterici olarak kabul ettirdi.

VEFATINDAN SONRA ÇIKAN ESERLERİ

Ebediyete intikalinden sonra yayımlanan "Kendi Gök Kubbemiz" ve "Eski Şiirin Rüzgarıyla" isimli kitapları iki bölüm halinde değerlendirilerek, Yahya Kemal'in şaheserlerini edebiyatseverlerle buluşturdu.

"Eski Şiirin Rüzgarıyla" adlı kitabındaki şiirlerden "Açık Deniz", "Itrî", "Erenköyü'nde Bahar", "Nazar", "Ses", "Çin Kâsesi" ve "Deniz Türküsü", şairin çok sevilen özel şiirleri olarak şiirseverler tarafından tanındı.

"Kendi Gök Kubbemiz" isimli kitabında yer alan şiirlerin temelinde ise "aşk" ve "İstanbul" şairi olarak görülen usta şair, "Ey talih! Ölümden de beterdir bu karanlık; / Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık; / Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et! / Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!" mısralarıyla biten "Vuslat" adlı şiirinde ise aşk ve sevgiliyle kavuşma anını örselemeden şiirine taşıdı. 

Beyatlı'nın bitmeyen şiirlerinin bir bölümü ise "Bitmemiş Şiirler" adıyla yayımlandı.

YAHYA KEMAL'İN ŞİİR KİTAPLARI

Saf şiir anlayışının Türk edebiyatındaki iki önemli kurucu isminden biri olarak gösterilen Yahya Kemal Beyatlı'nın vefatından sonra 1961'de "Kendi Gökkubbemiz", 1962'de "Eski Şiirin Rüzgarıyla", 1963'de "Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş" ve 1976'da "Bitmemiş Şiirler" isimli şiir kitapları yayımlandı.

"Eğil Dağlar: İstiklal Harbi" 1966'da ve 1968'de yayımlanan "Siyasi Hikayeler" isimli kitaplarında Yahya Kemal, Türk edebiyatında büyük merhale teşkil eden şiirlerinden başka, makale, deneme, hatıra, tarih ve tefekkür yazılarını, edebi ve siyasi portrelerini bu kitaplarında ustaca ortaya koydu.

Usta yazar, 1971'de çıkarılan "Edebiyata Dair" isimli eserinde tarihi olayları hikaye tekniğiyle anlatırken, 1964'de basılan "Aziz İstanbul" isimli kitabında ise İstanbul'un semtlerini, tarihini, kültürünü edebi bir üslupla istikbale taşıdı.

1975'de çıkartılan "Tarih Musahabeleri", 1973'de "Çocukluğum, Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım" ile yakın tarihe ışık tutan kitabının yanı sıra Beyatlı'nın, siyaset, felsefe ve sosyal hayata kadar her mevzuda kaleme aldığı yazıları ise 1977'de "Mektuplar ve Makaleler" isimli kitabında toplanarak okuyucularına ulaştırıldı.

Yahya Kemal Beyatlı'nın eserlerinin yayınlanmasında Nihad Sami Banarlı'nın ve İstanbul Fetih Cemiyeti'nin önemli katkısı olduğu biliniyor.

Üsküp’te Yahya Kemal’e vefa günü

Vefatının 60’ıncı yıldönümü vesilesiyle Şair anısına doğum yeri Üsküp’te şiir şöleni düzenlendi

Giriş Tarihi: 20.9.2018

Üsküp’te Yahya Kemal’e vefa günü

Unutulmaz eserleriyle Türk edebiyatına damgasını vuran büyük şair 'nın anısına Üsküp'te şiir şöleni düzenlendi. Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği () tarafından organize edilen program büyük ilgiyle karşılandı. Eski Üsküp Çarşısı'ndaki tarihi Sulu Han'da düzenlenen programa Makedonya Kültür Bakanı Asaf Ademi ve MATÜSİTEB Başkanı Hüsrev Emin'in yanı sıra Türk kurum ve kuruluş temsilcileri, Türkiye, Makedonya, Kosova, Azerbaycan, , Gagavuzya,  ve 'dan şairler ve şiir sevenler katıldı. Bakan Asaf Ademi yaptığı konuşmada Üsküp doğumlu Yahya Kemal Beyatlı'nın 20. yüzyıla iz bırakmış bir isim olduğunu ifade ederek "İçinde bulunduğumuz çarşının sokaklarında Yahya Kemal Beyatlı'nın izlerini günümüzde de görebileceğinizi söyleyebilirim" dedi. Etkinliği Yahya Kemal Beyatlı'nın 60. ölüm yıl dönümü vesilesi ile düzenlediklerini dile getiren MATÜSİTEB Başkanı Emin ise "Balkanlar'da, Makedonya'da özellikle Üsküp'te Türkçe, devamlı farklı sanatsal programlarda, edebi eserlerde anılmıştır ve canlı kalmıştır. Bu akşam da Üsküp'teki Türkçe varlığını bir daha kanıtlamak, pekiştirmek ve canlandırmak adına Türkçe Şiir Şöleni yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Bu haber 200340 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Edirne'de katliam gibi kaza; Minibüse doldurulan 40 göçmenden 10'u öldü.
Edirne'de katliam gibi kaza; Minibüse doldurulan 40 göçmenden 10'u...
 Dünyayamesaj Haberleri..
Dünyayamesaj Haberleri..