Müslüm’ün başrolü Timuçin Esen: Her şeyi göze aldım
Reklam

Müslüm'ün başrolü Timuçin Esen: Her şeyi göze aldım

Göksel Arsoy geçen yıl verdiği bir röportajda Muhterem Nur için "Öyle bir yüzü var ki, 100 tane fotoğraf çeksen hepsinde güzel çıkar. Sette çok ihtişamlıydı. Fakat çok şanssız. Hayatına girenlerin hiçbirinden, son birlikteliği hariç yüzü gülmedi. Hepsi onu istismar etti. Müslüm (Gürses) onun için büyük bir şanstı. Müslüm parayı bilmiyordu, Muhterem tuttu. Müslüm’ün eksikliklerini tamamladı. Ama sinemadan çabuk uzaklaştı" demişti.

30 Ekim 2018 - 10:23

Göksel Arsoy: Muhterem’in yüzü gülmedi

Giriş Tarihi: 31.10.2018  10:20 Güncelleme Tarihi: 31.10.2018  10:24

Yeşilçam’ın efsane isimlerinden Göksel Arsoy, son dönemde Müslüm filmi nedeniyle isimleri gündemden düşmeyen Müslüm Gürses ve Muhterem Nur için bir mektup yazdı.

Göksel Arsoy, Muhterem’in yüzü gülmedi başlıklı mektubunda, arabesk müziğin Müslüm Baba’sı ile eşi Muhterem Nur’dan şöyle söz etti:

Müslüm filmi bu hafta vizyona girdi. Acılarla dolu hayatını bir kere daha seyrettik. Onunla tanışmak kısmet olmadı. Şarkılarını, tavrını, insanlığını sevdim. Onu anlamayanlara karşı hep sahip çıktım."

"Muhterem Nur’la ise Ham Meyva filminde beraber oynadık. Onun da hayatı üzüntü ve çaresizliklerle dolu. Hayatına giren erkeklerden yüzü gülmedi, hiçbiri ona yar olmadı."

"Kaderleri birbirine benzeyen bu iki güzel insan 5 Mayıs 1986’da evlendi. Yüzleri gülüyordu. Birlikte mutluluğu yakalamışken kader yine kapılarını çaldı. 3 Mart 2013’te Müslüm Baba hayata gözlerini yumdu. Muhterem yine yalnız kaldı.”

  • Göksel Arsoy geçen yıl verdiği bir röportajda Muhterem Nur için "Öyle bir yüzü var ki, 100 tane fotoğraf çeksen hepsinde güzel çıkar. Sette çok ihtişamlıydı. Fakat çok şanssız. Hayatına girenlerin hiçbirinden, son birlikteliği hariç yüzü gülmedi. Hepsi onu istismar etti. Müslüm (Gürses) onun için büyük bir şanstı. Müslüm parayı bilmiyordu, Muhterem tuttu. Müslüm’ün eksikliklerini tamamladı. Ama sinemadan çabuk uzaklaştı" demişti. 

  • GÖKSEL ARSOY KİMDİR?
    Göksel Arsoy, 15 Mart 1936 tarihinde Kayseri'de dünyaya geldi. Yatılı olarak okuduğu Haydarpaşa Lisesinden mezun oldu. Klasik Türk Müziği bestekarı Yesari Asım Ersoy'un yeğeni olan Göksel Arsoy sinemaya İlk olarak 1958 yılında Sırrı Gültekin'in yönettiği Kara Günlerim adlı filmle başladı.
    Sonra Ham Meyve adlı filmde Muhterem Nur ile oynadı. 1961’de Samanyolu filmi için Belgin Doruk ile kamera karşısına geçti. Özellikle 60'lı yılların başında sayısız filmde rol aldı. Amerikan sinemasını yakından takip eden Göksel Arsoy, Sean Connery’nin oynadığı James Bond filminin büyük ilgi gördüğünü duyunca yerli James Bond oldu, 1966 yılında Altın Çocuk adlı filmi çekti. Yapımcılığı da üstlendi. ‘Altın Çocuk James Bond’ öyle bir ilgi gördü ki Araplar filmi satın aldı. Kariyerinde zirve yapan Arsoy daha sonra Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın ile sayısız filme imza attı.

Müslüm filmi gişe rakamı (Box Office Türkiye 26-28 Ekim 2018 rakamları)

2013 yılında hayatını kaybeden usta sanatçı Müslüm Gürses'in hayatını anlatan Müslüm filminin açılış gişesi belli oldu. Film ilk üç günde 600 bin 141 kişi tarafından izlendi. İşte hafta sonunun en çok izlenen üç filminin gişe ve hasılat rakamları...

Rafadan Tayfa 243 bin 696 kişi tarafından izlenerek 3 milyon 219 TL hasılat elde etti.

12 Ekim'de vizyona giren, İbrahim Büyükak ile Oğuzhan Koç'un başrollerini paylaştığı Yol Arkadaşım 2 hafta sonunda 237 bin 199 kişi tarafından daha izlenerek, gişesini 1 milyon 603 bin 181 kişiye ulaştırdı.

Arabesk müziğin efsane ismi Müslüm Gürses'in yaşamını anlatan Müslüm filmi, 26 Ekim'de seyircisiyle buluştu. Ketche ile Can Ulkay'ın yönettiği sezonun iddialı filmi gösterime 921 salonda girdi.

Başrollerini Timuçin Esen ve Zerrin Tekindor'un paylaştığı yapım, ilk üç günde 600 bin 141 seyirciyi sinema salonlarına çekerken, bu süreçte 8 milyon 683 bin 174 TL hasılat elde etti.

MÜSLÜM FRAGMANI (TIKLA İZLE)

Müslüm yapımcısı Mustafa Uslu, "Kendi rekorumu kırmalıydım" dediği Ayla filmi ilk üç günde 312 bin 135 kişi tarafından izlenmişti. 39 hafta vizyonda kalan Ayla 5 milyon 588 bin TL hasılat yapmıştı.

Müslüm'ün başrolü Timuçin Esen: Her şeyi göze aldım

Müslüm filminin başrolü Timuçin Esen, "Bu yola çıkarken her şeyi göze aldım. Elimden geldiği kadar Müslüm Baba’nın yaptığı gibi hissederek söylemeye, anlatmaya çalıştım. Onun en önemli özelliklerinden biri o. Şarkıyı kaydettikten sonra ‘anlatabildik mi’ dermiş. Benim için çıkış noktası oydu. Zor bir şeydi" ifadelerini kullandı.

Merakla beklenen Müslüm filmi geçtiğimiz cuma vizyona girdi. Filmde Müslüm Gürses'i canlandıran Timuçin Esen Hürriyet'e konuştu. 

Müslüm Gürses uzun yıllar Beyaz Türkler tarafından kabul görmedi. Müziğine hep burun kıvrıldı... Ama son yıllarında orada da çok takdir edildi. Sen nasıl görüyordun Müslüm Baba’yı, şarkılarını dinler miydin?

- Açıkçası çok dinlemiyordum, benim daha farklı müzik türlerine ilgim vardı. Ama Müslüm Gürses’e karşı bir önyargım da yoktu. İnsanların sanatçılara burun kıvırması gibi durumları kâle almıyorum. Bu tarz bir yaklaşım kabul edilemez.

Müslüm Gürses’e, kendisini jiletleyecek kadar tutkuyla bağlı hayranları var. Teklifi kabul ederken onlardan tepki alırım diye 
korkmadın mı?

- Öyle düşünmemeye çalıştım. Tabii ki çok riskli bir rol. Ama hayranlarının tepkisini düşünerek bu iş yapılırsa çok sağlıklı olmaz. Ben karaktere sadık kalmak, mahcup olmamak üzere yola çıktım. Gerçekten işin içine girdikçe de çok bağlandığım bir karakter oldu. Benim Müslüm Gürses’le tanışma fırsatım olmamıştı. Fakat bu süreç içerisinde onunla gerçek hayatta tanışmış kadar oldum.

İçine sindi mi peki film, mahcup olacağını düşünüyor musun?

Mahcup olacağımı zannetmiyorum. Ben yaptığım iş açısından müsterihim. Bunu da iyi bir şey çıkardığım babında söylemiyorum. Çalıştım, elimden geleni yaptım. Müslüm Gürses’in hatırasına sahip çıkmak ve onun üzüleceği bir şey yapmayacağıma dair Muhterem Hanım’a söz verdim.

Hangi konuda söz verdin?

- Senaryo konusunda... Karakteri realist bir şekilde göstermeye çalışırken çok titiz davranacağıma söz vermiştim. Çünkü onu gerçek hayatta tanıyanları üzebilecek anlar olabilir. Muhterem Hanım’la ilk görüştüğümüzde “İnşallah galada beraber izleyeceğiz, birbirimize sarılıp ağlayacağız” dedim.

Filmi daha önce izleyenler “Mendilleri hazırlayın” diyorlar, çok mu ağlayacağız?

- Aslında ben Muhterem Hanım’la ağlayacağız derken bunun mutluluktan olacağını söyledim. Sonuç olarak Müslüm Gürses’in anısına sahip çıktık.

Müslüm Baba’yı canlandırırken seni en çok ne zorladı? Konuşması mı, hareketleri mi, sahnedeki vücut dili mi?

- Komple zor bir proje. Herhangi bir şeyini ayıramam. Ama dediğim gibi içten dışa doğru hareket ettim. Önce karakterin hayatını, derdini çözmeye çalıştım. Son aşamada onun karakteristik hareketleri, jestleri ve tavırlarını eklemeye çalıştım. Baştan beri bu role yaklaşımım taklit değildi. Böyle güzel bir karakteri yorumladım diyelim.

Makyaj ve maske kısmı seni zorladı mı?

- Evet, alışık olmadığım bir şeydi. Sette 1-2 saatte hazırlanıyordum, sıkıntılıydı. Bir de sıcak filan etkiliyordu, maskenin atmasına neden oluyordu. Tabii ben de daralıyordum, gerçi çok da aşırı fazla bir şey yoktu. Gereken yerlerde, gereken şeyleri yaptık. Taklit durumundan kaçtığımız için onu da tadında yapmaya çalıştık.

Müslüm Gürses şarkılarını onunla birlikte çalışmış müzisyenlerle mi seslendirdin?

- Çoğu onunla çalışmış isimdi. Bütün şarkıların kayıtlarını Burhan Bayar’la yaptık. Burhan Bayar’ın Müslüm Gürses’le Adana’dan başlayan bir arkadaşlığı var. Ondan çok büyük yardımlar aldım.

Senin için yol gösterici oldu yani...

- Birebir soru cevap olmasa bile, Burhan Bayar’ın varlığı bile yetti.

Oyunun çok beğenilir, söylediğin şarkılar için aynı şeyi söylenmezse... Bu da bir başka risk.

- Bu yola çıkarken her şeyi göze aldım. Elimden geldiği kadar Müslüm Baba’nın yaptığı gibi hissederek söylemeye, anlatmaya çalıştım. Onun en önemli özelliklerinden biri o. Şarkıyı kaydettikten sonra ‘anlatabildik mi’ dermiş. Benim için çıkış noktası oydu. Zor bir şeydi. Şan koçu Fatma Karaca ile 1 sene boyunca çalıştım.

Müslüm'ün yapımcısı Mustafa Uslu: Babaya bir selam verdik

Müslüm Gürses'in hayatını beyazperdeye aktaran filmin yapımcısı Mustafa Uslu, "Babası gibi bir baba olacağı korkusuyla, evlat sahibi olmaktan hep kaçınmış" dedi. Uslu, "Bizim daha önce kendisiyle yapmış olduğumuz bir reklam filmi çalışmasında, kameranın kayıtta olduğunu bilmediği bir andaki görseli çok uyum sağladı. Biz o görselin açılarına göre bir mekan yarattık ve kullandık. Onun da çok güzel olduğunu düşünüyorum. Oradan babaya bir selam verdiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

  • "SERT VE ACIMASIZ BİR HAYAT VAR"

    Senaryosunu Hakan Günday'ın kaleme aldığı Müslüm filmine ilişkin açıklamada bulunan yapımcı Mustafa Uslu, filmi iki yönetmenle çektiklerini belirterek, "Adana çekimlerini Ketche, İstanbul çekimlerini ise Can Ulkay yönetti. Filmde böyle bir gereksinim vardı. Çünkü Müslüm Gürses'in hayatı, Adana ve İstanbul olmak üzere iki parça. Birisinde daha karanlık, sert ve acımasız bir hayat var. İstanbul'a geldiğinde ise her şey daha güzelleşiyor. Aşkla tanışıyor. Kalbine aşk düşüyor ve her şey daha renkleniyor. Yönetmen değişikliği de açıkçası bu anlamda çok iyi oldu" diye konuştu.

  • "6,5 AYDA, 127 KİŞİLİK BİR EKİPLE ÇALIŞTIK"

    Prodüksiyonun başlangıç ve bitiş arasının 2,5 yıl sürdüğünü ifade eden Uslu, şunları kaydetti: "Aşağı yukarı 6,5 ayda, 127 kişilik bir ekiple çalıştık. Sanat ve kostüm grupları vardı. Kostümler o yıllara özel. 1970-1980'lere ve hatta 1967'ye kadar gittik. Oradan 1990'lara 2000'lere geldik. Kostüm dizaynı buna göre yapıldı. Çok fazla arşiv araştırması gerçekleştirildi. Filmin ön araştırması da çok detaylı yapıldı. Filmi yaparken, gerçekleri göstereceğiz diye filmini yaptığımız karaktere zarar veremezdik. Bunlara çok dikkat edildi. İlgilendiğimiz her konunun tarihsel gerçekliği üzerine çok çalıştık. Bunun için üç kişiden oluşan ayrı bir ekip oluşturduk. Bu ekip Bursa, Tarsus ve Adana'ya gitti, canlı şahitlerle konuştular. Onlarla röportajlar yaptılar ve senaryoya eklentilerde bulunuldu."

  • "DRAMATİK HAYATI BEYAZPERDEYE YANSITTIK"

    Gürses'in hayatının oldukça dramatik olduğuna işaret eden Uslu, daha dramatik göstermek için hiçbir şey yapmadıklarının altını çizerek, "Tam tersine bazı dramaları törpüleyerek daha seyredilebilir hale getirdik. Çünkü Müslüm Gürses'in hayatı gerçek olmasa ve birisi anlatsa, kimse inanmaz. 'Hadi canım böyle bir hayat mı olur? Bir insanın başına bunlar mı gelir?' denir. Sağ kulağı duymuyor. Burnu koku almıyor. Kendi konserinde bir hayranı tarafından aşırı sevgi nedeniyle bıçaklanıyor. Bütün ailesini kaybediyor. Gerçekten inanılmaz bir hayatı var. Biz ekstra bir şey yapma gereği duymadık. Sadece, bu yaşanmış dramatik hayatı en modern anlatım diliyle beyazperdeye yansıtmaya çalıştık." ifadelerini kullandı.

  • "BABAYA BİR SELAM VERDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM"

    Mustafa Uslu, izleyecilerin Müslüm Gürses'in yaşam hikayesini öğreneceğini vurgulayarak, sanatçının hayatına dair var olan tüm soruların cevabının filmde olduğunu dile getirdi.

    Yapımda Gürses'in gerçek görüntülerini de kullanan Uslu, şunları söyledi: "(Steven) Spielberg'ün bir lafı var, 'Eğer gerçek bir hayat hikayesi çekiyorsan mutlaka bunu gerçeğe dayandır ve gerçek kahramanını filminin ya sonuna ya içine koy'. Ayla filminde de Süleyman Dilbirliği amca, bir sahnede, bir planda son selamını verdi Türkiye'ye ve Türk halkına. Biz istedik ki bu filmin içinde, kendi filminde de Müslüm Gürses olsun. O da çok denk geldi şansımıza. Bizim daha önce kendisiyle yapmış olduğumuz bir reklam filmi çalışmasında, kameranın kayıtta olduğunu bilmediği bir andaki görseli çok uyum sağladı. Biz o görselin açılarına göre bir mekan yarattık ve kullandık. Onun da çok güzel olduğunu düşünüyorum. Oradan babaya bir selam verdiğimizi düşünüyorum."

  • "SADECE HAYRANLARININ ÖNÜNDE EĞİLDİ"

    Uslu, Müslüm Gürses'in hayata karşı duruşunu çok saygıyla karşıladığını ifade ederek, "Biz gerçek bir hayat hikayesi yaparken en ince detaylarını öğreniyoruz. Müslüm Gürses devlet erkanından çok fazla davet almış. Hem de 7-8 kere. Hiçbirine katılmamış. Bu bana çok enteresan geldi ve bunu Muhterem Nur'a sordum. Çok net bir cevap verdi, 'O, önünü iliklemeyi, kapatmayı pek sevmezdi. Bir tek hayranlarının önünde önünü iliklemeyi ve onların önünde eğilmeyi uygun görürdü. Onun dışında pek sevmezdi.' dedi. Hiçbir zaman, hiçbir siyasi durumun içinde bulunmadı. Sanatçı kimliğiyle yaşadı ve sanatçı kimliğiyle öldü. Sadece hayranlarının alkışını aldı ve sadece hayranları onu sevdi." açıklamasını yaptı.

  • "ONU DİNLEMEYEN BİR KİTLEYİ DE KUCAKLADI"

    Gürses'in kendisini her zaman geliştirdiğinin altını çizen Uslu, insanların okuyamaz dedikleri şarkıları da okuduğunu söyleyerek, böylece onu dinlemeyen bir kitleyi de kucakladığını kaydetti.

    Yapımcı Uslu, Gürses'in Türkiye'de yaşamış efsane sanatçılardan biri olduğunu aktararak, izleyicilerin filmde gördüklerine inanamayacaklarını ifade etti.

  • "İYİ Kİ BİZE FİLMİ ÇEKME HAKKINI VERDİ"

    Sanatçının eşi Muhterem Nur'un verdiği desteğe de vurgu yapan Uslu, "İyi ki bize filmi çekme hakkını verdi. Bu hakkı vermeseydi unutulup gidebilirdi. Kolay kolay unutulmaz ama yine de şu anda Müslüm Gürses adına bir başyapıt oluştu. Bundan sonra gelecek nesillerle, Müslüm Gürses'i tanımak isteyenlerin bu filmi seyretmeleri bence yeterli" dedi.

  • "KIRILMA NOKTASINDA MÜZİĞİN YOLUNU TAKİP EDİYOR"

    Filmde gençlerin örnek alacağı çok şey olduğunu sözlerine ekleyen Uslu, Gürses'in hayatında üç kez kırılma noktası olduğunu kaydederek şu bilgileri verdi: "Aslında Müslüm Gürses, babası gibi kötü bir insan olabilir, her şey olabilir ama o üç defa hep müziğin yolunu takip ediyor. Bağlamasına sarılıyor. Ustası Limoncu Ali'nin lafları aklına geliyor. Hayata yeniden asılıyor ve asla kötü biri olmuyor. Gençlerin filmi bu gözle izlemelerini çok rica ederim. Hayatta yılmamaları, ısrarla doğru bildikleri hedefin peşinden gitmeleri ve asla taviz vermemeleri gerektiğini düşünüyorum. Müslüm Gürses bunu, yokluklar içerisinde, hiçbir şey yokken yaptı. Günümüz gençlerinin imkanları var. Devlet destekleri, konservatuarlar, eğitim enstitüleri var. Her şeyimiz var, Allah'a şükür. Onun için daha kolay. Herkes inandığı ve hayalini kurduğu işin peşinden gitsin. Karşılarına çıkan engeller onları yıldırmasın. Devam etsinler, çok istesinler. İstedikleri her şeye kavuşurlar."

  • "BABA OLMAKTAN HEP KORKMUŞ"

    Mustafa Uslu, Gürses'in babasının gerçekten çok kötü biri olduğunu söyleyerek, "Müslüm Gürses'in babası küçük kardeşi Ahmet'i annesine, Müslüm'ü ise kendisine benzetirmiş. Bu da onu çok rahatsız edermiş. Asla babası gibi bir baba olmak istemediği, en kesin ve kestirme yol baba olmamaktan geçtiği için baba olmaktan hep korkmuş. Bir gün baba olduğunda içindeki canavarın canlanacağını ve babası gibi bir baba olacağı korkusuyla, evlat sahibi olmaktan hep kaçınmış. Kendisini de 'Ben zaten babayım. Benim evlatlarım var. Bana baba diyorlar.' diyerek teselli etmiş. Aslında bir erkek için baba olmak, babalık duygusu yaşamak çok muhteşem bir duygudur. Yani ondan feragat etmiş. Bu korkularından dolayı, 'Topluma zararlı bir adam olurum, yeni doğmuş bir cana kötü davranırım, kötü bir evlat yetiştiririm.' diye bundan feragat etmiş." değerlendirmesinde bulundu.

  • Müslüm Gürses'i Timuçin Esen, eşi Muhterem Nur'u ise Zerrin Tekindor'un canlandırdığı Müslüm filmi 26 Ekim'de izleyici karşısına çıkacak. 


    Madame Tussauds İstanbul Müzesi tarafından bir yılda hazırlanan Müslüm Gürses'in birebir ölçülerindeki balmumu figürü de filmin gala gösteriminde ilk kez hayranlarıyla buluşacak.

    MÜSLÜM FRAGMANI (TIKLA İZLE)

  • Müslüm Gürses'in sazı Şahin Kendirci'ye emanet (SİSAY ödülleri sahiplerini buldu)

Muğla'nın Bodrum ilçesinde 8. Bodrum Türk Filmleri Haftası kapsamında düzenlenen Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) ödülleri sahiplerini buldu. Tören Müslüm Gürses'in hayatını anlatan filmde çocukluğunu canlandıran Şahin Kendirci'ye, usta sanatçının sazı hediye edildi.

Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) ödülleri töreni, Bodrum Sinema ve Kültür Derneği ve SİSAY tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası, Magazin Gazetecileri Derneği (MGD) ve Cinemarine Sinemaları’nın katkıları ile gerçekleştirildi.

Törende, SİSAY Yaşam Boyu Onur Ödülü Fatma Girik'in, SİSAY Onur Ödülü Ayşen Gruda'nın, SİSAY emek ödülleri ise Sumru Yavrucuk, Altan Erkekli, Erkan Can ile Bahar Öztan'ın, SİSAY Başarı Ödülü Zerrin Tekindor ile Timuçin Esen'in, SİSAY Genç Başarı Ödülü ise Enes Batur'un oldu.

  • Sunuculuğunu oyuncu Hakan Bilgin'in yaptığı törene katılan Sumru Yavrucuk, Altan Erkekli ve Bahar Öztan ödüllerini dernek yetkililerinin elinden aldı.

  • Ödül törenin ardından merhum Müslüm Gürses'in hayatının anlatıldığı Müslüm filminin tanıtımı yapıldı.

    Filmin yapımcısı Mustafa Uslu, merhum sanatçının 17 yaşında sahip olduğu sazı, filmde sanatçının çocukluğunu canlandıran Şahin Kendirci'ye hediye etti.

  • Bu hediyeyi Müslüm Gürses'in eşi Muhterem Nur'un gönderdiğini belirten Uslu, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu bağlamayı Müslüm Gürses'e bağlama hocası Limoncu Ali hediye ediyor. Müslüm Gürses en az 8 yıl bu bağlama ile evine ekmek götürüyor. Çok özel bir hediye bence. Limoncu Ali'nin oğlu Halim şu an hayatta. Bizim filmimizde de Şahin'e bağlama çalmayı o öğretti. Bence çok güzel bir tesadüf. Babası Müslüm Gürses'e öğretti oğlu da Müslüm Gürses'in çocukluğunu canlandıran oyuncuya öğretti." dedi.

  • Şahin Kendirci ise bu hediyeyi kendisine layık gören Muhterem Nur'a teşekkür etti. Kendirci, "Müslüm babanın filminde oynamak ve bu bağlama benim için onur şeref. Gözüm gibi bakacağıma eminim" ifadelerini kullandı.

    MÜSLÜM FRAGMANI (TIKLA İZLE)

 

 

Bu haber 200907 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Edirne'de katliam gibi kaza; Minibüse doldurulan 40 göçmenden 10'u öldü.
Edirne'de katliam gibi kaza; Minibüse doldurulan 40 göçmenden 10'u...
 Dünyayamesaj Haberleri..
Dünyayamesaj Haberleri..